DÜNYA SİHİRBAZLAR KRALI, ABRAKADABRA

DÜNYA SİHİRBAZLAR KRALI, ABRAKADABRA

Mart 19, 2021 0 Yazar: Reyhan ÇORUM

NE SİHİRDİR, NE KERAMET DİYORUZ BU SAYIMIZDA..
SİHRİN USTALARINDA;
DÜNYACA ÜNLÜ SİHİRBAZLAR ARASINDA, GEMLİKLİ BİR SİHİRBAZ
İllüzyonist, sihirbazlık ve illüzyon sanatını icra eden kişiye verilen addır.
Dünya sihir üzerine kurulsaydı, kim bilir neler yapardık..!
Kısaca tanımı..
İllüzyon büyük sabır ve çalışma gerektiren bir sanat dalıdır. Öğrendiğiniz bir şeyi sergilemeden önce, mutlaka bir çok defa tekrar yapmanız ve bıkmadan çalışmanız gerekmektedir. Hiçbir illüzyonist bir öğretici olmadan sanatını öğrenmemiştir. Ancak kişiler illüzyon sanatının temellerini öğrendikten, konuya hakim olup işin esaslarını kavradıktan sonra; becerileri ölçüsünde yeni oyunlar, teknikler bulup geliştirebilirler ki; zaten olması gereken de budur..
Belki biliyor, tanıyorsunuz, belki de hiç duymadınız. Bu sanata gönül vermiş ve yurt dışında ülkemizi temsil etmiş, dünyaca ünlü Gemlikli bir İllüzyonist var.


DÜNYA SİHİRBAZLAR KRALI..
ABRAKADABRA KİMDİR, NERELİDİR?
Şapkadan tavşan çıktığını, uçan insanları ilk kez onun şovlarında gördük. 56 yıllık sihirbaz, Abrakadabra ..
Onu hiç tanımadım ama araştırdım tanıyanları bularak çıktım yola. Akrabası Hüseyin Üre ve arkadaşı Halit Korkusuz ile görüştüm önce. Sonra kızları Oya Demirtok ve Pelin Demirtok’a ulaştım. Bu yazıyı hazırlamamda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Pelin Hanım ve Oya Hanım çok yakın davrandılar, eşi ve diğer kardeşleri adına da çok mutlu olduklarını, Gemlik’e selam ve sevgilerini iletmemi söylediler..1924 Gemlik doğumlu Lütfü Demirtok. Dedesi Gürcü Ali Bey( Acar), Batum’dan Gemlik’e gelerek yerleşmişler. AVM’den Lise Caddesine çıkarken, köşedeki şuan metruk haldeki ev, Gürcü Ali Bey’in evi. Oğlu Mehmet’in ilk eşinden oğlu Lütfü Bey, Tevfik, İhsan, Banu diğer çocukları. Babası hep Gemlik’te yaşamış. Hatta birde dedesinin çiftliği varmış. Lütfü Demirtok’un ilk evliliğinden olan çocuğu Okan Demirtok, sonra Dilek Hanif ve Murat Demirtok ikinci evliliğinden, Canan Demirtok ve Pelin Demirtok birde Oya Demirtok çocuklarıdır. Lütfü Demirtok bir ara Gemlik’te ticaretle uğraşmış. Sanayide yol üzerindeki Tilt fabrikasında Atari malzemeleri yapıyormuş. Türkiye’ye ilk Atariyi kendisi getirmiş. Kumla ve Gemlik’te dükkanlar açmış. Sonrasında iş yerini kapatarak kiraya vermiş ve halen mülkü mirasçılarına aitmiş. Uzun süre eşi Necla Hanım ve kızı Pelin ile Kumladaki evlerine gelerek, yazları orada yaşamışlar. Gemlik de yaşanmış bir çok anıları var. En uzun ve son evliliğini de Necla Hanımla yapmış. Eşi Necla hanım hala Lütfü Bey ile hayatlarını geçirdikleri İstanbul’daki evlerinde ikamet ediyor. Pelin Hanım’ın gönderdiği gazete kupürlerinde son röportajları ile Lütfü Demirtok..


Sanat hayatına 13 yaşında bateri ve akordeon çalarak başlayan Demirtok, Bursa temsil sinemasında 10 kuruşa seyrettiği gösteriden sonra sihirbazlığa ilgi duymaya başladığını belirtiyor. İlk gösterisine ailesinin kendisini tanımaması için peruk ve sakal takarak çıktığını söyleyen Demirtok, şöyle konuşuyor; “Kendi çapımda çalışmalar yapıyordum ama akrabalarım gösteri yaparsam beni öldüreceklerini söylüyorlardı. Bu yüzden Bursa’daki ilk gösterime, tanınmamak için sarıklı ve sakallı çıktım. Bu gösteride 15 bin lira kazandım. Aldığım alkışlar beni daha da hırslandırdı.22 yaşında panayırda basit el oyunları ile insanların dikkatini çekmeye başlamıştım. Hatta gösterime çıkmadan önce bir de bit pazarından 75 liraya pelerin almıştım.

Daha sonra yeni oyunlar bulmuş, kendime bir kadro oluşturmuştum. Sahne hayatım böylece başladı.
Hiç unutamadığı anısı.. İlk büyük gösterisinde asistanını kaza ile bıçakladığını söyleyen Demirok, o günü şöyle anlatıyor. “Bir kaç küçük gösteriden sonra, Çorlu’da 350 kişilik bir sinemada sahneye çıktım. Kalabalığın karşısında dilim tutulmuştu. Asistanım Kemalettin Doğan’ı sandığın içine saklayıp bıçakları saplamaya başladığımda, kan akmaya başladı. Kılıçlardan biri saplarken takıldı. Şoka girdim. Asistanım sağır ve dilsiz olduğu için sesini çıkaramadı ama garip garip sesler çıkarıyordu. Allahtan kılıç bacağına batmıştı. İlk ve son yanlışı o zaman yapmıştım. Kendimi çabuk toplayarak, gösterime devam ettim ve sahneden büyük alkışlarla ayrıldım”
ANNEM BABAM YÜZÜNDEN ÖLDÜ..
Asıl soyadının Acar olduğunu söyleyen Lütfü Demirtok, babam annemin üzerine kuma getirmiş. Annem bu acıya dayanamayarak intihar etmiş. Ben yakınlarımın yanında yetim büyüdüm. Babama olan nefretimden dolayı 30 yıl önce annemin soyadını aldım. Anne ve baba sevgisi nedir bilmiyorum. Onun için çocuklarıma iyi bir baba olmak için elimden gelen her şeyi yaptım. İstanbul Tıp Fakültesi mezunu olan,1952 yılında ses tiyatrosunda çalışmaya başlayan Demirtok, uzunca bir süre her iki işi birden yapmaya çalışmış. Ancak bir gün Tabipler Odasından bir yazı gelince iki meslek arasında seçim yapmak zorunda kalmış. Doktorluğu bırakan Abrakadabra emin adımlarla mesleğinde ilerlemeye başlamış. Tek rakibim Zati Sungur’du. Ben sahneye çıktığım zaman Zati Sungur sahnesini bırakıp beni izlemeye geliyordu. Tüm dünyayı dolaştım, ama artık yoruldum. Bakanlara medyumluk yaptı.. Eski Başbakanlardan Adnan Menderes de dahil olmak üzere, çok sayıda devlet adamının falına baktığını söyleyen Demirtok, Türkiye’de kendisinden başka medyum olmadığını ifade ediyor. Benden sonra kendilerini medyum olarak ilan edenlerin hepsi sahte. Büyü ve cin denen bir şey yok. Zaten bu kavramların dinimizde de yeri yok. Sanatkarlar hazırı satar, illüzyonun içinde sihir, terapi, hipnoz vardır. Hepsini toplayınca illüzyon ortaya çıkar. Türkiye’de bu işi ilk yapan Zati Sungur’dan sonra geldiğini, lakabını ansiklopediden bulduğunu söylüyor. Adnan Menderes ve çok sayıda bakana medyumluk da yaptım. Onlara tarot, su ve el falına bakıyordum. Bakanlar ve iş adamları gösteri sonrası beni almak için özel arabaları ile uzun kuyruklar oluşturuyordu. Ünü dünyaya yayılan Abrakadabra hakkında ; illüzyonist David Copperfield gösteri yapmak için kendisini ülkemize davet edenlere, “ Ülkenizde Abrakadabra var, benim gelmeme gerek yok. Benim oyunlarımın esin kaynağı Abrakadabra’dır” demiş. Sonra illüzyonist David Copperfield ülkemize gelince bana gösterisi için davetiye gönderdi. Yetiştirdiğim öğrencilerimin en iyisinin de Mandrake idi. Dünyada dolaşmadığı ülke, bilmediği oyun olmayan Abrakadabra, 1965 yılında düzenlenen Sihirbazlar Dünyası Olimpiyatlarında da birinci seçildi. Amerika, Almanya , Kanada televizyonlarında şovlar yaptı. Almanya Tercüman Gazetesi’nin de kurucuları arasındadır. Lütfü Demirok ayrıca Süleyman Demirel’in 7-8 sene danışmanlığını yapmış ve arkadaşıymış.

ATV’DE SAHNE ŞOVLARI..
Televizyonda sahne şovları ile izleyicileri ekran başına kilitleyen Abrakadabra’yı tanıtım haberlerinde şöyle yazıyor..
Türkiye’nin en büyük illüzyonistlerinden biri olan Lütfü Demirtok, Yani Abrakadabra’nın sahne şovlarından birini izlemeye ne dersiniz?
Seyircilerin şaşkınlıklarını gizleyemedikleri şovda ilk olarak Dr. Abrakadabra, İzleyicilerden aldığı parayı bir kağıda sarıp yakacak, bir kaç dakika sonra parayı seyircisine teslim edecek..
Diğer gösteride ise, bardağa doldurduğu kolayı suya çevirecek. Kağıt yaktığı boş bir bardaktan pırıl pırıl su boşaltacak. Ortaya konan bir radyoyu önce kafes, sonra kapak şekline getirecek. Kapak kaldırıldığındaysa radyonun yerinde çok şaşıracağınız bir şeyle karşılaşacaksınız. Programın sonunda esmer güzeli bir kızı kılıçları sapladığı bir kutuya sokacak..
Yapım şirketi kurup yapımcı olarak filmler de çekmiş, internette afişleri bulunmakta. Köy Canavarı- Kenan Pars, Muhterem Nur (1956), Bataktaki Kız-Turan Seyfioğlu, Neriman Köksal( 1955)- İki kafadar deliler pavyonunda( 1952)

En son 2001 yılında TRT’de yayınlanan Üzgünüm Leyla isimli dizide bir illüzyonisti canlandırmıştı.
HÜSEYİN ÜRE VE HALİT KORKUSUZ’A SORDUM..
NASIL BİRİYDİ?
Hüseyin Üre. “Biz akrabayız. Eşi ve kızı Pelin ile bizim Umurbey’deki çiftliğimize gelir giderdi. Çok muhabbetçi biriydi. Çocukluğu İstanbul’da geçmiş. İstanbul’da İsmet amcalarda kalırmış.1965 yılında Dünya Sihirbazlar Kralı seçilen Abrakadabra, Türkiye’nin her yerinde gösteriler yaptı. Hatta Gemlik’te Avcı’nın Sineması’nda gündüz kadınlara, gece erkeklere gösteriler yapardı. Kendi akrabası olan Nurettin Gülal kapıda bilet keserdi. 63-64 yılları olabilir.
ATV’de Abrakadabra isimli şovuyla sanatını geniş kitlelere yayan Demirtok hatta yaptığı bu şovdan kazandığını da, daireye yatırdığını söylemiş Hüseyin Bey’e..
ARKADAŞI HALİT KORKUSUZ..
Lütfü abi benden büyüktü ama iyi görüşürdük.
Esas mesleği Sinir Hastalıkları Doktoru. Benim onu tanıdığımda sihirbazdı. Gemlik de AVM’den liseye çıkarken köşedeki eski perili ev gibi duran yeşil ev, onun babasına aitmiş, orada büyümüş.”Çocukken bana bir şey geldi, ondan sonra değiştim, olacakları sezmeye başladım” derdi.Bir kaç kez sordum, nasıl sihir yapıyorsun? Diye. “Bizde öğretmek olmaz” dedi.Tavla oynamayı severdi. Dört sayı avans verir, 5’te bitirirdi. Televizyonda Amerikalı meşhur bir sihirbazın gösterisini izliyorduk, ” Benim 50 sene önce yaptıklarımı yapıyor” demişti.Balarısı Ahmet’te Gemlikliydi. İzlemeye gittik. Bizi Tepebaşı Gazinosu’nda Gönül Yazar ile çalışırken ağırladı. 58-60’lı yıllarda Gemlik’e tekrar geldi. Evlerimiz yan yanaydı. Benim sünnet düğünüme gösteri yapmaya gelmişti.


Dere kenarındaki babamın dükkanına geldi. Yazıhanedeki kasadan babam para almak için gitti, kasayı açtığında içinin boş olduğunu görerek şaşırdı. Babam ” Paralar yok olmuş” deyince; Lütfü amca “Galiba içerideki ekmek dolabının üstünde paralar duruyor” dedi. Halbuki hiç yerinden kalkmamıştı. Nasıl yaptı ? Anlayamadık.Hatta bizim evde yemek yiyorduk, çatalla bardağa vurarak kalktı sofradan, o sesler o kalktıktan sonra da çıkmaya devam etti.
Sinemada bir seyirci kadını kestiğini yine gözlerimle gördüm.
KIZI ÜNLÜLERİN MODACISI..
Dilek Hanif: 8 Nisan 1962 tarihinde İstanbul‘da doğmuştur. Modaya olan ilgisi daha çocuk yaşta ailesinin tekstil işletmesine yardım ederek başladı. Erenköy Kız Lisesi’nde okudu. Mimar Sinan Üniversitesi’nde kara kalem, desen çalışması, kumaş boyama gibi dersler alarak kendini her konuda yetiştirmeye özen gösterdi. Şu anda yurt dışında ve içinde sayılı modacılarımız arasında yer almaktadır.Oya Demirtok: Yapımcılığa 95 yılında başlamış. Gazeteciliği birlikte yürütmüş başarılı bir yapımcı, yazar. Aynı zamanda Kadınca Dergisinin de imtiyaz sahibi. Oya Hanım 2 yıl önce Habertürk kanalında yapımcı-sunucu olarak yaptığı “Oya Gibi Kadınca” programında Dilek Hanif ile röportaj yaparak, birlikte izleyici karşısına çıkmışlar.
Ve Sevgili Pelin Demirtok Ülgen; babasının son röportajlarında bahsettiği en küçük kızı. Şuan yeni evlenmiş Pelin Hanım. Yönetmenlik yapıyor, eşi de yapımcı.Lütfü Demirtok kendi çocukları ve eşlerinin çocuklarına bir baba şefkati ile yaklaşmış hep. Çocukluğunda yaşadığı aile eksikliğini, babasının ilgisizliğini, onlara hiç yaşatmak istememiş.
Pelin hanım babasına hayran, sadece herkesin tanıyıp, sanatına hayran olduğu Abrakadabra olarak değil, bir baba olarak. “Neşeli, gülen, şen babam; top sakallı bir dede, çok güzel bir babaydı” diyor sevgiyle ve hüzünle sesi titreyerek.
Annesi ve babası ile birlikte çok mutlu ve düzenli, huzurlu bir evde büyümüş. Hep hayran olduğu babası gibi bir eş aramış.
Annesi en yakın arkadaşı.
10 yaşından beri babasının öğrencisi. Sihirbazlığı öğrettiği kızının mesleğini bıraktığı yerden sürdüreceğini söylüyor Abrakadabra . Ve yayınlanan röportajlarında jübileden kazanacağı parayı, kızının iyi bir eğitim alması için harcayacağını tekrarlıyor.
En büyük yardımcısının eşi Necla Hanım olduğunu da söyleyen Lütfü Demirtok “Gösteri için sahneye çıkacağım zaman beni eşim hazırlar. Bundan sonraki yaşamımı evimde eşim ve kızım Pelin ile geçireceğim. Sihirbazlık mesleğini ise kızım Pelin devam ettirecek. Çok sayıda kostümüm var onları gerçekten bu mesleği icara edenlere vereceğim..
Şimdilerde bu mesleği ayağa düşürdükleri için ben çekilmek istiyorum. Bir mendil kaybeden bile sahneye çıkıyor. En kabadayısı bile sahnede 20 dakika dayanabilir. Benim şovlarım tam 2.5 saat sürüyor.”


En büyük arzusu jübile yaparak sahnelere görkemli bir şekilde veda etmekmiş, uzun bir süre bunun için sponsor aramış. Çocukları ve dostları bu arzusunu gerçekleştirebilmek için çok çaba göstermişler, fakat jübilesine az bir zaman kala, maalesef ömrü yetmemiş.Evinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 82 yaşındaki ünlü illüzyonist Lütfi Demirtok bütün müdahalelere rağmen ölüme yenik düştü. Sanatını icra ettiği zamanlarda çok renkli bir hayatı olan illüzyonist Lütfü Demirtok, geçirdiği kalp krizi sonucu 08.01.2006 tarihinde hayatını kaybetti. ‘Abrakadabra’ lakaplı Demirtok, uzun zamandan beri çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görüyordu.
Mezarı Aşiyan mezarlığındadır.
Sihri ve illüzyonu sevdiren isimdi..
Saygı ve rahmetle anıyoruz..
REYHAN ÇORUM..

Paylaş