Necati KURTULUŞ Kimdir?

Necati KURTULUŞ Kimdir?

Mart 19, 2021 0 Yazar: Kadriye KOMİT

“Bu yıldız bize de doğacaktır”
Necati Kurtuluş

Necati Kurtuluş, Bursa ve Türkiye Cumhuriyetinin yakın dönem tarihini tanıklık etmiş önemli bir şahsiyettir. Soyadını Kurtuluş savaşından alan Necati Bey, Milli Mücadele’de Bursa’da oluşturulan milli direnişin mimarlarındandır. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti arasında yer almıştır. Bursa bölgesi Kuvayı Milliye komutanlığında merkez kurulu üyeliği yapmış, Sivas Kongresine katılmış, 1. T.B.M.M Binasının yapımını üstlenmiştir.
Necati Bey, Bursa Milletvekili olarak Birinci T.B.M.M girmiş ve Milli Mücadeleyi yürüten meclisin aktif vekillerinden biri olmuştur. Samsun ve Sivas İstiklâl Mahkemelerinde fiilen grev yapan Necati Bey, muhaliflere karşı daima İstiklâl Mahkemeleri’nin arkasında durmuştur. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucuları arasında yer almaktadır.

Necati Kurtuluş, 1298(1882)de Üsküp(Köprülü)de doğdu. Babası Mehmet Kasım Efendi, annesi Vasfiye Hanımdır. Ailenin göçmen olarak yerleştiği İlk ve orta öğretimini Gemlik’te bitirdikten sonra Harp okuluna girdi. 1903’te piyade teğmen rütbesiyle mezun olarak Kosova vilâyetindeki Redif 38. Alaya atandı.1908’de Üsteğmen olarak Tikveş Takip Taburunda görev aldı. 1909’da yeni kurulan Üsküp Köprülü Seyyar Jandarma Bölük Komutanlığında görev aldı. Arnavutluk’taki ayaklanma sırasında Üsküp’ü işgal etmek isteyen ve Selanik üzerine yürüyen asi kuvvetlere karşı bölüğü ile Üsküp’ü savundu.


1912’de 6. Kolorduda görevli olarak Balkan savaşına katıldı. 1 Ekim 1913’te İstanbul Merkez Kumandanlığını İnzibat Subayı oldu.1914 yılı başında İran Azerbaycanı’nda Rus işgal güçlerinin merkezi olan Urumiye’de özel görev verilerek Urumiye Konsolosluğunda kâtiplik kadrosuna atandı. Savaşın başlaması üzerine konsolosluğa saldıran Rus ve Ermenilere karşı direnişin örgütlenmesine katkıda bulundu. Tutsak düştü, İran’da ve Rusya’da iki kez ölüm cezasına çarptırıldı ise de, İskandinavya üzerinden kaçarak konsoloslukta bulunan kıymetli evrakları çocukları ile beraber İstanbul’a geldi. Bu arada 29 Kasım 1914’te yüzbaşılığa yükseltildi. Savaşta düşman topraklarında casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere kurulan “Teşkilatı Mahsusa”da görev alması itibari ile politika ile meşgul olmasından dolayı 14 Haziran 1915’te ordu ile ilişiği kesildi.
İttihat ve Terakki partisinin Ankara vilayeti temsilciliği ve sorumlu kâtibi olarak görevlendirildi. Yozgat Ayaklanmasından sonra memleketine dönerek Bursa Bölgesi Kuvayi Milliye Komutanlığında ve Merkez Kurulu üyeliğinde görev yaptı.
Sivas Kongresinde, Bursa Delegeleri arasında gösterilen askerlikten istifa etmiş Necati(Kurtuluş’a) kongre tutanaklarında rastlanmadığı halde, bazı eserlerde ismi geçmektedir.
Sivas kongresince kabul edilen, daha sonra İstanbul Hükümetince de onanarak resmi nitelik kazanan tüzüğe göre, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin mahalle, köy, bucaklarda üç; ilçelerde beş; bağımlı livalarda yedi kişiden oluşan “hey’et-i İdare”leri (yönetim kurulu) bulunmaktaydı. Bağımsız livalarla illerin kongrelerinden ise, on kişiden oluşan bir “hey’et-i merkeziye” (merkez kurulu ) seçilecekti.
Bursa’da Redd-i İlhak çalışmalarının önde gelen kişilerinden olan Erzurumlu Salih Hoca(Mehmet Salih Yeşil, 1. Dönem Erzurum Milletvekili), anılarında Bursa Merkez Kurulunda şu kişilerin yer aldığını belirtmektedir; Nasuh zade Sadık (hancı sadık bey), Urgancı Abdullah, Bursa Kadısı Tahir, Osman Nuri( Özpay, sonra Bursa Milletvekili), Emekli Yüzbaşı Hacı Ahmeti, Binbaşı Abdullah, Müderris Kara Yusuf, Ahmet Muhtar (Aykut, Öğretmen), Mümtaz Şükrü( Eğilmez), Gemlikli Necati(kurtuluş, emekli Yüzbaşı, Küçükkumlalı, sonra bursa Milletvekili) ve Muhittin Baha(pars, spnra bursa milletvekili)
Müdafaa-i Hukuk’un parasal işlerini de Müderris Ali Osman, fabrikatör Osman efendinin damadı Memduh (eski Milletvekili), oğlu Cemil ile Karacabey çiftliği sahibi emin yürütmekteydiler.
Anılarını Bursa halkevine gönderen ve 1936’da Zonguldak cumhuriyet halk partisi il başkanlığında görevi bulunduğu anlaşılan Dr. Mithat Altıok –ki İttihat ve Terakki Bursa eski kâtip umumisidir.16 Mayıs 1920’de Çerkez Ethem bey komutasında Kuva-yı Seyyâre’nin gelişi sırasında, merkez kurulu başkanlığında hakkı baha beyin(pars) bulunduğu üyelerden de Necati Kurtuluş ve Fesci Halit’i anımsayabildiğini yazmakta.
Gemlik’te Müdafaa-i hukuk örgütlenmesinin, bir süre gecikerek gerçekleştirildiği anlaşılıyor. Bunun başlıca nedeni, o sıralarda kasaba nüfusunun büyük bir çoğunluğunu Rumların oluşturuyor olmasıdır. Belki de bu nedenle olacak, Necati kurtuluş, başlangıcından itibaren Bursa’daki örgütlenmelerde görev almıştır.
Köyüne geldiğinde cepheden dönen askerleri daha köylerine gelirken Ankara’ya gönderdi. Her konuşmasında “Bu yıldız bize doğacaktır” sözünü tekrar ederdi.

1.T.B.M.M Binasının yapımını tamamlatıyor
İlk Meclis binası 1915 yılında, İttihat ve Terakki Fırkasınca Kulüp binası olarak kullanılmak üzere, Enver Paşa’nın emriyle Evkaf( vakıflar idaresi) mimarı Salim Bey tarafından projelendirilmiş ve projeyi yürütme görevi, Dönemin İttihat ve Terakki Fırkası Ankara temsilcisi Memduh Şevket (Esendal) Bey’e; Proje yapım işi ise Kolorduda görevli olan askeri mimar Hasip Bey, binanın kâgir kısmını başarı ile bitirmiştir. Ancak çatı ve diğer bölümler, sürmekte olan savaş ve yaşanan malzeme sıkıntısı nedeniyle yarım kalmış, mimar Hasip Bey de Kurtuluş Savaşı sırasında şehit düşmüştür. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ankara, kısa bir süre için İngiliz ve Fransız askerleri tarafından işgal edildiğinde küçük bir Fransız müfrezesi, henüz çatısının bir bölümü örtülmemiş olan bu binaya yerleşmiş, ancak 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelmesi üzerine binayı boşaltarak kenti terk etmiştir.
19 Mart 1920’de Mustafa Kemal Paşa vilayetlere, Müstakil livalara ve kolordu kumandanlarına gönderdiği bir tebliğ ile her livadan Meclis’e beş temsilci seçilmesini istedi. Seçim, liva merkezi ve kazalarda ikinci seçmenler, vilayet idare meclisleri, belediye meclisleri ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti idâre Heyeti üyelerinden oluşan bir heyet tarafından yapılacaktı. Vakit darlığından ötürü birinci seçmenlere müracaat edilmedi ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin önerdiği veya kabul ettiği adaylar seçildi. Bursa bölgesi milletvekilleri; Bunlar; Emin Erkul, Hasan Fehmi Kolay, Muhittin Baha Pars, Mustafa Fehmi Gerçekler, Necati Kurtuluş, Osman Nuri Özpay ve Abdullah Servet Akdağ.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920 tarihinde açılmasına karar verildiğinde, Ankara’da meclisin toplanabilmesi için gerekli büyüklük ve donanıma sahip bir binanın bulunmadığı görülmüştür. Bu şartlar altında inşası yarım kalan İttihat ve Terakki Fırkası Kulüp binası Meclis binası olarak kullanılmasına karar verilmiş ve binanın onarımı ve tamamlanması görevi de Necati Bey’e verilmiştir. Meclis Necati Bey’in nezaretinde ve halkın yardımı ile tamamlanmıştır.
Tendü kumla(1945): Annemin(Şükriye hanım) babası Necati kurtuluştur. Dedem İran’ın Urumiye kentinde Başkonsolos (o zamanki deyişle şehbender) olarak görev yapıyordu. Ruslar tarafından arandığı için İran’dan kaçarak İstanbul’a gelmiş. Konsolosluğun parasını da kızı Şükriye’nin kundağına saklamıştır. Bu parayla da TBMM binanın arsasını almıştır.

Meclis’teki Faaliyetleri
Kurtuluş savaşından kazanıldıktan sonra sıra iç hesaplaşmaya gelmiştir. Bu amaçla yeni kurulan cumhuriyetin otorite ve saygınlığının yurt içinde pekiştirilmesi ve yeni kurulan cumhuriyete karşı girişilmesi ve muhtemel eylemlere karşı önlem alınması düşünülmektedir. Ankara’da bu amaçla T.B.M.M’nde 16 Nisan 1924 tarihinde ilk defa kapsamlı ve uzun süren bir toplantı yapılmış ve bu toplantı da bu listeye (150’likler listesi) girmesi gerekenler görüşülürken, Bursa Milletvekili Necati(Kurtuluş) Bey oturduğu yerden şöyle seslenmiştir;
“Yalnız Bursa Müftüsü unutulmuş. Listenin en mühimidir.(..) Ömer Fevzi, Vahdettinden daha mel’undur”. Bursa’da fabrikatör Cemil Bey’i, 150 kişilik listenin dokuzuncu sırasında görmek isterdim. Bütün mevcudiyetiyle, servetiyle, Yunan ordusunun Bursa’ya ayak bastığı dakikadan son dakikaya kadar memlekette icra-i şenaat etmiştir.(kötülük yapmıştır)
Cemil ve Necip, pişmanlık belirtisi göstermedikleri için de Bursalılar tarafından hiçbir zaman bağışlanmamışlar. 1933’te çıkan af yasasıyla da af şansını da kullanmamışlardır.
TBMM Hükümetinin, cephe gerisinde asayişi sağlamak ve bilhassa asker kaçaklarına karşı etkili tedbir almak amacıyla 11 Eylül 1920’de İstiklâl Mahkemeleri kurulmuştur. Mecliste Milli Savunma Komisyonu üyesi olarak çalıştı. 1920 Eylül de Sivas, 1921 Ağustos Samsun mıntıkalarında İstiklâl Mahkemelerinde görev almıştır. Bu görevleri sırasında kendisi hakkında şikâyetlerin artması üzerine Meclis’e yapılan şikâyetlerin incelenmesi için önerge verdi:
19 Kanunisani 1338 Perşembe; (19 Ocak 1922)
Samsun ve havalisi İstiklâl mahkemesi heyet-i sabıkasının Canik Mebusu Emin Bey’in isnadına cevap verilmesi talebine havi takrir. Bu hususta suçlanan Bursa Mebusu Necati Bey söz alır;
Hakkımızda bir arkadaş bazı ihbartta bulunuyor. Meclis-i Âli o arkadaşı dinliyor. Yolda mevcut ve hareket esnasında bulunan üç kişilik heyet namussuzlukla, haysiyetsizlikle, hırsızlıkla itham olunuyor. Binaenaleyh Heyet-i Umumiye bizi ne için dinlemiyor?(dinleyeceğiz sesleri) Dinledikten sonra icap ederse Meclis-i Âli üç tane azasını kapı önünde idam etsin. Müdafaamızı dinlemek şartıyla idama razıyız. Eğer hakkı kelâmımız yoksa dışarı çıkalım. Konu komisyona gönderilmiş. Yapılan araştırmada suçsuzlukları ispat edilmiştir.

Mecliste bir konuşması;
“ Bağımsızlık toplumun siyasi hakkıdır. Toplumsal kuruluşumuzun asil ögesi köylü ve çiftçidir. Bugünkü Türkiye bu iki toplum katmanının diliyle siyaset oluşturur..
Dolayısıyla, Kurtuluşun aracı ve bağımsızlığın getiricisi olan ulusal davamızın amaçlarında içerilmiş bulunan sonuçların devşirilmesi için, siyasal yaşamımızın temel taşını oluşturan köylü ve çiftçinin refah ve mutluluğunun sağlanması ve bunun vekili olan ekonominin düzenlenmesi ve doğal kaynakların geliştirilmesi, özellikle de eğitim işlerinin çağın gereklerine göre yaygınlaştırılması ve kuşakların yeni uygarlık akımlarına elverişli bir toplumsal innışla donanmış olarak hazırlanması, bağımsızlık savaşımızın verimli olmasının esas koşuludur.

26 Nisan 1922
1 Nisan 1923 tarihinde seçim kararı alınmış, seçimler 28 Haziran 1923 tarihinde yapılmış. Müdafaa-i Hukuk Grubu adaylarının tümü yeniden milletvekili seçildi. 2. Dönemde Yine Bursa’dan Milletvekili seçilerek yasama görevini sürdürmüştür. Vekilliği sırasında 9 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent olması için meclise önerge verenlerdir. Müdafaa-i Milliye ve Posta Telgraf encümenlerinde çalıştı.
17 Kasım 1924’te Kazım Karabekir Paşa ve arkadaşları tarafından kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurucuları arasında yer almıştır. Partinin 3 Haziran 1925’te kapatılmasından sonra dönem sonuna kadar bağımsız kaldı. 2. Dönemin sonunda meclisten ayrılarak memleketine döndü.
1926 Haziranında Atatürk’e suikast girişimi iddiası ile Ankara İstiklâl Mahkemesinde yargılandı. Mahkemenin ikinci celsesinde Necati Bey dinlenmiştir. Terakkiperver fırkaya siyasi kanaati yüzünden değil de şahsi sebepler yüzünden girdiğini açıkça söyleyen Necati Bey suikast meselesi için de “Değil alâkadar olmak, hükümeti haberdar etmemek gibi bir itham altında dahi kalırsam idama razıyım” demiştir. Bunun üzerine reis, sarı efe’nin ifadesini okutmuştur. Necati Bey de bu ifadeye itiraz etmiş.“ Gelip yüzüme karşı söylesinler, ispat etsinler. Duyup haber vermemişsem idama razıyım” demiştir. Reis- Haber vermemek meselesini bırak. Veremezsin, veremezsin. Bilenler de vermediler. Necati Bey “Vallahi” “billahi” diye temin etmek istemişse de dışarı çıkarılmış.
13 Temmuz 1926’da suçlu görülmeyerek beraetine karar verildi.
Tendü Hanım: Ödev olarak öğretmenimiz mahallemizin adının nereden geldiğini sorduğunda mahallemizin adı Halit Paşa mahallesi idi. Dedem bana Halit Paşayı anlatmıştı. Halit Paşa çok dürüst ve cesur bir kumandan olduğu gibi sözünü sakınmayan çok değerli biriymiş. T.B.M.M Halit Paşayı öldürmeye teşebbüs ettiklerinde Necati Bey hemen silahını çekip mani olmuş. O zamanlar meclise silahla girerlermiş.
Emekliliğinde dedem Fatihteki evinde oturuyordu. Ama babam ben iki yaşında iken ölünce bizimle oturmaya başlamışlardı. Büyük adada bir yazlığa götürürdü. Tüm çocukları torunlarını orada toplardı. Hastalanıp yattığında bana kitap okuturdu. Tabii Kurtuluş Savaşı ve İzmir Suikastı ile kitaplar. İzmir Suikastı sırasında tutuklanmış sonra Atatürk’ün emri ile serbest bırakıl. İçeri alınma sebebi ise arkadaşı Maliye Bakanı Cavit Bey’in not defterinde Necati beyden bahsedilmesi. Cavit Bey kendisine eşinin hastalığı nedeniyle deniz kenarında temiz havalı bir yerde ev araması sebebiyle dedemden yardım istemiş.
Necati Kurtuluş madalya sahibidir. Madalya da üç renk vardır. Kendi anlatmasına göre; kırmızı savaştığını, yeşil ilk mecliste bulunduğunu beyaz da Urumiye konsolosluk görevinde bulunduğunu temsil etmektedir.
Necati Kurtuluş, evli olup 3 çocuk babasıdır. Kızları Şükriye Vasfiye oğlu Necmettin Kurtuluştur. 10 Mart 1956 tarihinde vefat etmiştir. Mezarı Küçük Kumla köy mezalığındadır.

Kaynakça;
Akkılıç Yılmaz; Kurtuluş Savaşında Bursa, Birinci Kitap, Mondros’tan İşgale, Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi Yayınları, Bursa 2008
Akkılıç Yılmaz; Kurtuluş Savaşında Bursa, İkinci Kitap, İşgalden Kurtuluşa, Nilüfer Akkılıç Kütüphanesi Yayınları, Bursa 2008
İlk Meclis- Birinci Dönem Milletvekillerinin Gelecekten Beklentileri Anketi, Ankara 2004
Türk Parlamento Tarihi, Milli Mücadele ve T.B.M.M 1.Dönem, Türkiye Büyük Millet Meclisi Vakfı Yayınları no:6 cilt 3, sayfa 229
Eğilmez, Mümtaz Şükrü; Milli Mücadele’de Bursa, İstanbul Tarih Yayınları, İstanbul 1980
Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Zabıt Ceridesi(ZC)
TBMM Albümü 1920-2010,( Editör: Sema Yıldırıım, Behçet Kemal Zeynel), 1. Cilt, TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Yayınları, Ankara 2010.
Teşekkür;
Torunları; Tendü Kumla Dağdelen ve Feride Serra Çoşkan’a verdikleri bilgi ve fotoğraflar için teşekkürlerimi sunarım.

Paylaş