Datça bademinin yolculuğu

Eki 1, 2026 - 20:02
 0  2.2k
Datça bademinin yolculuğu

Şubat ayında pembe-beyaz çiçekleriyle gelinlik giyen Datça ağaçları, yaz sonunda ürünlerini cömertçe sunuyor. Çiftçilerin sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hasat mesaisi, yüzyıllık bir gelenekle bademin muhteşem yolculuğunu gözler önüne seriyor.
Datça Yarımadası’nın en önemli simgesi ve geçim kaynağı olan bademde hasat dönemi sona eriyor. Şubat ayında pembe ve beyaz çiçekleriyle adeta bir tabloyu andıran ve gelinlik giyen ağaçlar, ağustos ayı itibarıyla üreticilerin ellerinde değer kazanıyor. 
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan zorlu mesai, geleneksel yöntemler ve susuz tarımın getirdiği eşsiz lezzetle harmanlanıyor. Datça'da badem üreticileri, hasat sezonuyla birlikte günün ilk ışıklarında mesaiye başlıyor. Bademleri seçebilecek aydınlığa kavuşulur kavuşulmaz ağaç altlarına "yazgı" adı verilen bezler seriliyor. Ağaçlardaki bademler sırıklar vasıtasıyla tek tek dökülerek toplanıyor. 
Çiftçi Halil Kaçar, “Doğma büyüme Datçalıyım ve kendimi bildim bileli badem işi yapıyoruz. Buradaki bademler 17 yıllık ağaç, Ağaçlar küçükken bademleri ellerimizle topladık, yaklaşık 4-5 yıldır sırıkla topluyoruz. Ağustos ayında hasat etmeye başlıyoruz. Sabah 6’da iş başı yapıyoruz. Bademleri görebilecek duruma geldiğimizde yazgıları seriyoruz, silkiyoruz, yazgıların üstüne topluyoruz, çuvallıyoruz ve soyma makinesine götürüyoruz. Bu işlemlerden sonra bademler kurutmak için tekrar seriliyor, toplanıp ve piyasaya sürmek için hazırlanıyor. Bizim elimizde Ak Badem, Sıra Badem ve Nurlu Badem var. Hasat ederken önce Sıra Bademleri, sonra Ak Bademleri ve en son Nurlu Bademi hasat ediyoruz” dedi.
Kendisi ve eşinin çocukluktan beri badem tarlasında çalıştığını ama çocuklarının bu şekilde çalışmadığını belirten Çiftçi Sultan Kocabıçak da “Her sabah 6 gibi burada oluyoruz, yazgıları seriyoruz, topluyoruz ve soyma makinesine gönderiyoruz. Sonra tekrar kurutup çuvallıyoruz” diye konuştu.
EN DEĞERLİ NURLU BADEM
Çiftçi Salim Kocabıçak, arazide taşları temizleyerek başladıklarını vurguladı. Kocabıçak, “Fideleri diktik, büyüttük ve korumak için tel çektik. Bu ağaçları büyüterek bu hale getirdik. Bizim bu ağaçları sürekli korumamız lazım. Bu ağaçları zor şartlarda büyüttük. Badem fidesinin dikildikten sonra hasada gelmesi için en az 3 sene geçmesi lazım. Şubat ayında badem ağaçları çiçek açıyor ve ağaçlar gelinlik giymiş gibi oluyor. En çok Nurlu Badem ağacımız var, en değerlimiz o” ifadelerini kullandı.  
Datça Zeytin ve Badem Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Yasin Kolaşin de badem hasadında bir sene öncesinde ağacın nasıl beslendiği, sürümü ve bakımının önem kazandığını ifade etti. Kolaşin, “Ağaca çok iyi bakım yapılmazsa bir sene kendini dinlenmeye alabiliyor. Bir sene var bir sene yok döngüsünü kırmak bizim elimizde. İyi beslersek, hava durumu da iyi giderse her sene verim alınabilir. Datça, dünyadaki erkenci türlerin birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Nurlu ve Ak Badem şubat ayında çiçek açıyor ama bazı badem türleri ocak ayında bile çiçek açabiliyor. Onlar zaten çağlasıyla meşhur, özellikle Betçe tarafında bulunuyor. Datça 80’in üzerinde badem türüne ev sahipliği yapıyor. Burası böyle zengin bir yarımada” dedi.
TABLOLARA KONU OLAN ÇİÇEKLER
Kolaşin şunları dile getirdi: “Ağaç şubat ayında yapraklar bile çıkmadan çiçek açar. Pembe ve beyaz muazzam güzellikte, tablolara konu olan, şairlere ilham olan çiçeklenme başlıyor. Çiçeklerin ardından yapraklanma oluyor. En önemli şey bu süreçte arıların ağaçları ziyaret etmesi gerekiyor. Yapraklanmayla beraber çağla oluşuyor, martın ortasında görülmeye başlıyor. İlk hasat o zaman başlıyor. Çağla olarak hasat edenler oluyor. Çağla dönemi geçtikten sonra toprağın son sürümü yapılıyor ve toprağın üstünü bir nevi mühürlüyoruz. Datça’da susuz tarım yapıldığı için son yağmurdan sonra ağaçları yaza hazırlıyoruz. Ağaçlar 5-6 ay kışın yağan yağmuru kullanıyor. Bademin dış kabuğu açıldığında ilk hasat başlıyor.” 
Datça bademi, şubat ayındaki görsel şölenden ağustos ayındaki zorlu harmana kadar uzanan bu yolculuğuyla sadece bir tarım ürünü değil; gelenek, emek ve doğayla uyumun simgesi olmayı sürdürüyor. Eşsiz lezzeti ve asırlık üretim kültürüyle Datça’nın bademleri, çiftçilerin ellerinde değer bulup sofralardaki yerini almaya devam ediyor.

 

 


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0