Agentic AI Çağına Geçiş: Boyner’in Microsoft ile Dönüşüm Hikâyesi
Perakende sektöründe değişen müşteri beklentileri, hızlanan rekabet ve çok kanallı alışverişin yükselişi; veriyi yalnızca analiz eden değil, onu hızlı ve doğru karar mekanizmalarına dönüştürebilen şirketleri öne çıkarıyor. Boyner, analitik yetkinliklerine yaptığı uzun soluklu yatırımları yapay zekâ teknolojileriyle güçlendirerek bu dönüşümün öncü oyuncuları arasında yer alıyor.
Microsoft ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında geliştirilen yapay zekâ uygulamaları; müşteri deneyiminden e-ticarete, yazılım geliştirmeden operasyon yönetimine kadar geniş bir alanda somut çıktılar ortaya koyuyor. Boyner, yapay zekâyı süreçlere sonradan eklenen bir teknoloji katmanı olarak değil, veriyi daha hızlı içgörüye, içgörüyü daha doğru kararlara dönüştüren bir yetkinlik olarak konumlandırıyor.
Önce Veri, Sonra Yapay Zekâ: Hızı Mümkün Kılan Zemin
Microsoft teknolojilerinin kısa sürede somut iş sonuçlarına dönüşmesinin temelinde, Boyner’in yıllar içinde geliştirdiği güçlü veri analitiği kültürü bulunuyor. Müşteri segmentasyonu, kategori yönetimi, talep tahmini, stok optimizasyonu ve fiyatlama gibi alanlarda kazanılan analitik yetkinlikler, yapay zekâ uygulamalarının hızla devreye alınmasına zemin hazırlıyor.
Veri setlerinin temiz, yönetişim ilkelerine uygun ve iş birimleri tarafından güvenle kullanılabilir olması, Microsoft Azure üzerinde geliştirilen yeni nesil yapay zekâ çözümlerinin etkin biçimde hayata geçirilmesini destekliyor. Bu güçlü altyapı sayesinde Boyner, birçok kurumun öncelik verdiği veri hazırlama ve keşif aşamalarına yoğun kaynak ayırmak yerine, Microsoft ile doğrudan iş sonuçlarına odaklanan agent'lar, Copilot deneyimleri ve üretken yapay zekâ uygulamaları geliştirebiliyor.
Üç Yıllık Stratejik İş Birliği
Microsoft ile Boyner arasındaki iş birliği, yaklaşık üç yıl önce büyük veri altyapısının Microsoft Azure üzerine taşınmasıyla yeni bir boyuta taşındı. O zamandan bu yana Microsoft, Boyner için bir teknoloji tedarikçisi olmanın ötesinde; yol haritasını birlikte şekillendiren, ekiplerini yetkinlendiren ve yeni nesil yapay zekâ çözümlerini birlikte geliştiren aktif bir iş ortağı rolünü üstlendi. Boyner ekipleri, Microsoft'un düzenlediği hackathon'lar ve use case bazlı ortak geliştirme atölyeleri sayesinde yapay zekâyı dışarıdan gelen bir teknoloji olarak değil, kendi işlerinin doğal bir parçası olarak benimsedi.
Microsoft Teknolojileriyle Güçlenen Yapay Zekâ Altyapısı
Boyner’in yapay zekâ dönüşümünün farklı katmanlarında Microsoft’un uçtan uca teknoloji ekosistemi yer alıyor. Büyük veri platformunun temelini oluşturan Microsoft Azure, verinin güvenli ve ölçeklenebilir şekilde yönetilmesini sağlarken; Azure AI Foundry, üretken yapay zekâ ve agent tabanlı çözümlerin geliştirilmesi ve operasyonel süreçlere entegre edilmesini destekliyor. Microsoft 365 Copilot ve Copilot Studio ise yapay zekâyı çalışanların günlük iş akışlarına taşıyarak farklı ekiplerin kendi ihtiyaçlarına uygun asistanlar ve agent’lar geliştirmesine imkân veriyor.
Bu teknoloji altyapısı, Boyner’in yazılım geliştirme süreçlerinde de somut karşılık buluyor. GitHub Copilot ve agent destekli geliştirme yaklaşımlarıyla bugüne kadar 5 milyondan fazla satır kod üretildi. Agentic AI yaklaşımıyla ise belirli iş süreçlerinde yalnızca öneriler sunan değil, gerektiğinde aksiyon da alabilen yeni nesil yapay zekâ çözümleri geliştiriliyor. Böylece Microsoft teknolojileri, Boyner’de yapay zekânın fikir aşamasından uygulamaya, çalışan deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda değer üretmesini sağlayan güçlü bir altyapı oluşturuyor.
Yapay Zekânın İş Sonuçlarına Etkisi
Microsoft teknolojileriyle güçlenen veri ve yapay zekâ altyapısı, Boyner’in farklı iş alanlarında somut ve ölçülebilir sonuçlar üretmesine de katkı sağlıyor. Bu dönüşümün en görünür örneklerinden biri e-ticaret tarafında hayata geçirilen uygulamalar. Kullanılan semantik arama çözümü sayesinde sıfır sonuç oranı yüzde 40 seviyesinden yüzde 3’e düşürülürken, görselden yapay zekâ ile ürün attribute çıkarımı ve içerik üretimi alanında 79 bin ürünün içerik süreci yalnızca 9 günde tamamlandı. Manuel yöntemlerle yaklaşık 1,5 yıl sürmesi öngörülen bu çalışma, 68 kat yatırım geri dönüşü sağladı.
Yapay zekâ uygulamalarının etkisi operasyonel süreçlerde de kendini gösteriyor. Anomali tespiti agent’ı sayesinde sorunlara müdahale hızı iki kat artarken, çağrı merkezi analizlerinde haftalar süren değerlendirme süreçleri günler seviyesine indi. Böylece müşteri geri bildirimleri çok daha kısa sürede analiz edilerek elde edilen içgörüler iş süreçlerine aktarılabiliyor ve karar mekanizmaları daha çevik şekilde destekleniyor.
Customer 360 ile Veri Odaklı Müşteri Deneyimi
Yapay zekâ ve veri analitiği yatırımlarının en önemli yansımalarından biri de müşteri deneyimi alanında görülüyor. Boyner, müşterilerini daha yakından tanımak ve her temas noktasında daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak amacıyla geliştirdiği Customer 360 yaklaşımı kapsamında mikro segmentasyon, RFM, churn analizi ve next best product gibi ileri analitik modellerden yararlanıyor. Microsoft Azure altyapısı üzerinde çalışan bu modeller, büyük veri ve Spark teknolojileriyle desteklenerek milyonlarca veri noktasını anlamlı içgörülere dönüştürüyor.
Elde edilen içgörüler sayesinde müşteriler ihtiyaç ve davranışlarına göre daha doğru segmentlerde konumlandırılırken, kişiselleştirilmiş kampanya ve ürün önerileriyle daha ilgili ve değer yaratan deneyimler sunuluyor. Customer 360 yaklaşımıyla güçlenen bu veri odaklı yapı, müşteri beklentilerini daha iyi anlamanın ötesine geçerek sadakati güçlendiriyor, etkileşimi artırıyor ve iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlıyor.
Agentic AI ile Aksiyon Alan Sistemlere Geçiş
Boyner’in yapay zekâ dönüşümündeki bir sonraki adımı, analiz ve öneri üretmenin ötesine geçerek belirli süreçlerde aksiyon alabilen agent yapıları oluşturuyor. Microsoft’un agent mimarisi ve Azure AI Foundry üzerine inşa edilen bu yaklaşım sayesinde yapay zekâ, yalnızca karar destek mekanizmalarını güçlendiren bir teknoloji olmaktan çıkarak iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayan operasyonel bir katmana dönüşüyor. DevOps otomasyonu, proaktif izleme, kod üretimi, code review, unit test süreçleri, GitHub Copilot entegrasyonları ve operasyonel karar destek mekanizmaları bu yaklaşımın öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor.
Bu yaklaşımın öne çıkan örneklerinden biri olan BoynerBuddy Agent, Boyner’in tüm IT domain ekipleri tarafından aktif olarak kullanılıyor. Teknik bilgiye daha hızlı erişilmesini sağlayan, kapsam ve analiz dokümanlarını karşılaştırarak eksikleri tespit eden ve otomatik task oluşturulmasına destek veren yapı; yazılım geliştirme ve analiz süreçlerinde ekiplerin daha verimli çalışmasına katkı sunuyor. BoynerBuddy Agent ile süreçlerde yüzde 30 verimlilik artışı elde edildi.
Bir diğer önemli uygulama olan Code Review Agent ise Boyner ekipleri tarafından Azure AI Foundry üzerinde geliştirildi. Bugüne kadar 750 binden fazla satır kodun otomatik olarak analiz edildiği çözüm, yazılım geliştirme süreçlerinde kalite standartlarının yükseltilmesine katkı sağlarken, geliştirme hızını ve operasyonel verimliliği de destekliyor.
Yapay Zekâ ile Şirket Genelinde Ortak Dönüşüm
Boyner’in yapay zekâ dönüşümündeki en önemli hedeflerinden biri, yapay zekâ kullanımını yalnızca BT ekipleriyle sınırlı tutmayıp şirket geneline yaymak oldu. Microsoft teknolojileri üzerine geliştirilen Boyner AI Platformu sayesinde bugün çalışanlar, kendi iş ihtiyaçlarına uygun yapay zekâ asistanlarından yararlanabiliyor ve günlük iş akışlarını yapay zekâ desteğiyle daha verimli yönetebiliyor.
Azure AI Foundry ve Copilot Studio’nun sunduğu low-code/no-code geliştirme imkânları ise farklı ekiplerin kendi ihtiyaçlarına yönelik agent’lar tasarlayıp hayata geçirmesine olanak tanıyor. Böylece yapay zekâ, yalnızca teknoloji ekiplerinin kullandığı bir araç olmaktan çıkarak kurum genelinde yaygınlaşan ve farklı iş birimlerinde değer üreten bir yetkinliğe dönüşüyor.
Microsoft’un uçtan uca yapay zekâ ekosistemi de bu dönüşümü destekleyerek yeni nesil çözümlerin güvenli ve ölçeklenebilir şekilde geliştirilmesine katkı sağlıyor, yapay zekânın günlük iş süreçlerine daha geniş ölçekte entegre edilmesini mümkün kılıyor.
Boyner ve Microsoft’un ortak vizyonla şekillenen iş birliği, teknoloji yatırımlarının somut iş sonuçlarına dönüşmesini sağlarken, kurumların yapay zekâ yolculuğuna da yön veriyor. İş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan yöneticiler, süreci şu sözlerle aktarıyor:
İş birliğiyle ilgili görüşlerini paylaşan Microsoft Türkiye Müşteri Deneyiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alp Esmer, “Boyner, yapay zekâda kısa sürede alınan büyük mesafenin en iyi örneklerinden biri. Şirketin yıllardır yaptığı veri analitiği yatırımı bize çok sağlam bir zemin sundu; biz de Azure, Azure AI Foundry, Microsoft 365 Copilot, Copilot Studio ve GitHub Copilot ile bu zeminin üzerine yapay zekâ katmanını uçtan uca inşa ettik. Sıfır sonuç oranının %40'tan %3'e düşmesi, 79.000 ürünün içeriğinin dokuz günde üretilmesi, sadece Microsoft teknolojisinin değil, doğru müşteriyle kurulan uzun vadeli iş birliğinin sonucu.” dedi.
Boyner Büyük Mağazacılık Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihan Yıldız ise, “Veri bizim için her zaman stratejik bir yetkinlikti; yıllardır analitik alanında yaptığımız yatırım, yapay zekâ çağına çok hazırlıklı girmemizi sağladı. Microsoft ile iş birliğimiz sayesinde bu güçlü veri altyapısının üzerine Azure, Microsoft 365 Copilot, Copilot Studio ve Azure AI Foundry ile yapay zekâ katmanını inşa ettik; yapay zekâyı IT'nin ötesine taşıyarak tüm organizasyonumuza yaydık. Artık her ekip kendi agent'ını üretebiliyor.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0






