Edirne tarımı buğday ve ayçiçeğine sıkıştı!

Ağu 14, 2026 - 11:26
 0
Edirne tarımı buğday ve ayçiçeğine sıkıştı!

DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı ve Su ve Enerji Yöneticisi Hüseyin Erkin, Edirne tarımının geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü değerlendirdi. Plansız mekanizasyonun ürün çeşitliliğini azalttığını belirten Erkin, çözümün kooperatifçilik, şirket bazlı üretim, seracılık ve İstanbul pazarının etkin kullanılmasından geçtiğini söyledi.

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Edirne tarımının dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Erkin, bölgedeki tarımsal üretimin geçmişte çok daha çeşitli olduğunu belirtti.

Erkin'in analizine göre, traktör kullanımının 1950'li yıllarda başlaması ve 1960-70'li yıllarda mekanizasyonun hız kazanmasıyla tarımda önemli bir dönüşüm yaşandı. Ancak mekanizasyon ve kırsal nüfustaki azalma, zamanla üretimin buğday ve ayçiçeği ağırlıklı bir yapıya dönüşmesine neden oldu.

Geçmişte Edirne'de buğday, arpa, çavdar, mısır, kavun, karpuz, patates, soğan, sarımsak, susam ve rapissa gibi çok sayıda ürünün yetiştirildiğine dikkat çeken Erkin, küçükbaş hayvancılığın, süt ve peynir üretiminin, bağcılık ve meyveciliğin de kırsal ekonominin önemli unsurları olduğunu ifade etti.

“MEKANİZASYON PLANLI YÜRÜTÜLMEDİ”

Tarımda mekanizasyonun Avrupa ve gelişmiş ülkelerdeki gibi planlı yürütülemediğini savunan Erkin, Edirne'deki traktör sayısına dikkat çekti. Edirne'de 30 bin civarında traktör bulunduğunu belirten Erkin, yaklaşık 25 bin ÇKS kayıtlı çiftçinin 2 milyon 905 bin 77 dekar arazi işlediğini kaydetti. Traktörlerin önemli bölümünün yılda yaklaşık 500 saat çalıştığını belirten Erkin, standart bir traktörün ise yılda en az 1500 saat çalışabilecek kapasitede üretildiğini vurguladı. Erkin, bu tabloyu tarım sektöründeki “ölü yatırım” sorununa örnek gösterdi.

ÇÖZÜM: KOOPERATİF VE ŞİRKET MODELİ

Edirne tarımının yeniden çeşitlendirilmesi için üretim modelinin değiştirilmesi gerektiğini belirten Erkin, kooperatifçilik ve şirket bazlı tarımsal üretim modeline geçilmesini önerdi.

Erkin, köy-kent modelinin günümüz koşullarına uyarlanarak yeniden uygulanabileceğini belirterek, teknolojinin geçmişte üretilen çok sayıda ürünün günümüzde makineyle ekilip hasat edilmesine imkan sağladığını ifade etti.

Bu durumun ürün çeşitliliğini artırmak açısından önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Erkin, “Edirne’de kooperatifçilik anlayışı ile ya da şirket bazlı tarımsal üretime acilen geçilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Edirne'nin konumunun tarımsal üretim açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Erkin, kentin özellikle İstanbul'a yakınlığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Geçmişte İstanbul'un Edirne bölgesinden tarımsal ürünlerle beslendiğini hatırlatan Erkin, bugün de 15 milyonluk İstanbul pazarının Edirne tarımı için önemli bir gelir kaynağı olabileceğini belirtti.

Balkan ülkelerine yönelik ihracat potansiyeline de dikkat çeken Erkin, artan nakliye maliyetleri dikkate alındığında Edirne'nin İstanbul ve Avrupa pazarlarına yakınlığının önemli bir avantaj olduğunu kaydetti.

“SERACILIK HIZLA YAYGINLAŞTIRILMALI”

Edirne'nin tarımsal potansiyelinin artırılması için seracılığın da yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Erkin, farklı üretim modellerinin devreye alınmasının kent ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti.

Erkin, geçmişteki ürün çeşitliliği ile bölgedeki kooperatifçilik kültürünün günümüz teknolojisiyle birleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0