Türkiye’de uzun çalışma süresinden verimlilik odaklı modele geçiş çağrısı

Ağu 4, 2026 - 18:00
 0
Türkiye’de uzun çalışma süresinden verimlilik odaklı modele geçiş çağrısı

Avrupa’da haftalık çalışma süreleri 35-38 saat seviyelerinde seyrederken Türkiye’de yasal çalışma süresinin 45 saat olması, şirketlerin rekabet gücünde verimlilik ve süreç yönetiminin önemini artırıyor.

İSTANBUL (İGFA) - Türkiye’de haftalık yasal çalışma süresi 45 saat olarak uygulanırken, Avrupa ülkelerinde çalışma süreleri daha kısa seviyelerde bulunuyor. Fransa’da haftalık yasal çalışma süresi 35 saat olurken, Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde birçok sektörde toplu iş sözleşmeleriyle bu süre 35-38 saat aralığında gerçekleşiyor.

Çalışma süreleri arasındaki fark, şirketlerin rekabet gücünü yalnızca daha uzun çalışma saatleriyle değil; süreçlerin etkinliği, dijitalleşme ve verimlilik artışıyla sağlaması gerektiğini ortaya koyuyor.

Sektör temsilcilerinden Erasys Mühendislik Kurucu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, çalışma hayatındaki dönüşümün şirketleri daha verimli iş modellerine yönelttiğini belirterek, "Türkiye’de çalışanlar Avrupa’daki birçok ülkeye kıyasla daha uzun süre çalışıyor. Ancak günümüzde rekabet avantajını belirleyen unsur çalışma saatinin uzunluğu değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır" dedi.

Endüstri 4.0 dönüşümünün yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret olmadığını ifade eden Cengiz, süreçlerin yeniden tasarlanması, çalışanların doğru alanlarda konumlandırılması ve operasyonların sürekli iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. Cengiz, Kaizen yaklaşımıyla işletmelerin küçük ancak sürekli iyileştirmeler yoluyla verimliliklerini artırabileceğini belirterek, sürdürülebilir büyümenin etkin süreç yönetimiyle mümkün olduğunu söyledi.

"GELECEĞİN İŞ DÜNYASINDA VERİMLİLİK ÖNE ÇIKACAK"

Sanayideki dönüşümle birlikte şirketlerin üretim süreçlerinden operasyon yönetimine kadar daha çevik çalışma modellerine yöneldiği belirtilirken, Kaizen yaklaşımı işletmelerin mevcut süreçlerini analiz ederek gereksiz adımları azaltmasına, kaynak kullanımını optimize etmesine ve çalışanların iyileştirme süreçlerine katılım sağlamasına imkan tanıyor.

Erasys, Endüstri 4.0 sürecinde teknoloji yatırımlarının yanı sıra süreç yönetimi ve insan faktörünün birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

"ENDÜSTRİ 4.0’IN MERKEZİNDE İNSAN VAR"

Hakan Cengiz, geleceğin iş dünyasında teknoloji ile insan kaynağının birlikte yönetilmesinin kritik öneme sahip olduğunu belirterek, "Makineleri, sistemleri ve üretim süreçlerini dijitalleştirirken çalışan süreçlerini de iyileştirmek gerekiyor. Verimli bir işletme modeli; teknoloji, süreç yönetimi ve insan kaynağının birlikte optimize edilmesiyle mümkün oluyor" ifadelerini kullandı.

Cengiz, önümüzdeki dönemde şirketlerin temel hedeflerinden birinin "daha az kaynakla daha fazla değer üretmek" olacağını kaydetti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0