KONTROL DELİSİ MİSİN?

İnsanların hayalleri, hedefleri vardır. Hayallerini gerçekleştirmek, hedeflerine ulaşmak için çalışır dururlar. İstediklerine ulaşmaları sadece çalışmaya bağlı olsaydı işleri kolay olurdu. Hedeflerine yürürken yollarının üzerine pek çok etken çıkar. Bunlardan en önemlisi toplumdur.

Eki 28, 2026 - 13:27
 0  2k
KONTROL DELİSİ MİSİN?

KONTROL DELİSİ MİSİN?

İnsanların hayalleri, hedefleri vardır. Hayallerini gerçekleştirmek, hedeflerine ulaşmak için çalışır dururlar. İstediklerine ulaşmaları sadece çalışmaya bağlı olsaydı işleri kolay olurdu. Hedeflerine yürürken yollarının üzerine pek çok etken çıkar. Bunlardan en önemlisi toplumdur.

Bizler sosyal varlıklarız. Bir ailede doğar, içinde bulunduğumuz toplumun diğer fertleriyle birlikte yaşarız. İşte kontrol etme alışkanlığı burada başlar.

Önce kullandığımız nesneleri kontrol altına alırız. Yapacağımız işi avucumuzun içinde tutmak isteriz. Zamanla yarışır, ona yetişmeye çalışırız. En önemlisi de yakınımızdakilerden başlayarak insanları kontrol etmeye uğraşırız.

Kontrolcünün sabahını yazayım, gerisini siz tahmin edin.

Sabah alarm çalmadan uyandı. Daha yataktan kalkmadan yapacağı işleri bir bir aklından saydı. Oysa akşam yatmadan önce yapacaklarını sıraya koymuştu. İşler o kadar çoktu ki hepsine yetişememekten korktu. Telaşla üzerindeki battaniyeyi atıp yataktan zıpladı.

Lavaboya gitti. Elini yüzünü yıkadı. Telefondan saate baktı. Eyvah! Zaman daralmıştı. O an çocuğunun henüz uyanmadığını fark etti. İçinden, “Hay Allah’ım, zaman da kalmadı!” diye söylendi. Ayak sesleri tüm apartmanı uyandıracak şekilde yürüyerek çocuğunun yanına geldi. “Kalk evladım, okula geç kalacaksın!” diyerek çocuğunu uyandırdı.

Çocuk zorla gözlerini açsa da tam uyanamamıştı. O gözlerini ovuştururken bizim telaşçı başka bir şeyi daha hatırladı. Çocuk ödevlerini yapmış mıydı? Sorduğunda “Evet.” cevabını aldı. Buna rağmen rahat etmedi. Çocuğun çantasını açıp ödevlerini kontrol etti. Zaman durmuyor, ilerliyordu. Telefondan saate baktı. Çocukla oyalanmak ona dakikalara mal olmuştu.

Şimdi zamanın gerisine düşmüştü. Biraz hızlanırsa yetişebileceğini düşündü. Kıyafetlerini hızlıca giydi, bir şeyler atıştırıp çıkmak üzere hazırlandı. Tam o anda eşinin yapacaklarını hatırladı. Ya eşi yapacaklarından birini unutursa? Korkuyla eşinin yanına geldi. Yapılacaklar listesini baştan sona sayıp “Sakın birini atlama!” dedi. Eşinden de teyit aldıktan sonra biraz rahatladı.

Yine zaman kaybetmişti. Tekrar saate baktı. Epey gecikmişti. Artık taksi tutsa bile zamanın peşinden yetişemeyeceğini düşündü. Geç kalmanın verdiği stres kalp atışlarını hızlandırdı. Vücudu ısındı. Bedeni, kendini korumaya almak için terlemeye başladı.

Bizimki buna da üzüldü. “Eyvah, şimdi ter kokacağım!” diye endişelendi. Terlemeyi de hiç sevmezdi.

Üzerini giydi. Artık yemek yemeye vakti yoktu. Eline bir parça ekmek aldı. Boş ekmeği ağzına attı. Kapıdan çıkıp servis durağına doğru yürüdü.

Hikâyeyi burada keseyim.

Aslında çoğumuz benzer durumları yaşıyoruz. Hem kendimize hem de çevremize hayatı zorlaştırıyoruz. Bununla kalsak iyi… Ailemiz ve çevremiz, bu tutumumuz yüzünden kendilerine güvenmediğimizi düşünüp özgüvenlerini kaybedebiliyor.

Sorumluluklarınızı yerine getirdikten sonra olayları akışına bırakın. Başkalarının sorumluluklarını üzerinize almayın. Herkesin kendi işini iyi yapabileceğine güvenin. Hayatı biraz akışına bırakın.

Hikâyeye kaldığımız yerden devam edelim.

Kontrolcü servis durağına geldi. Acele ettiği için üç dakika erken gelmişti. Üç dakika bekledi. Ancak servis ortada yoktu. Yoksa kötü bir şey mi olmuştu? Servis yüzünden işe geç kalmak istemiyordu. Telefonunu çıkardı. Servis şoförünü arayacakken köşeden servisin geldiğini gördü.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 1
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 1
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0